Web Tasarım Ankara

Adalet, “hak”kın gözetilmesi ve yerine getirilmesi ve herkese “hak" ettiğinin tevdi edilmesidir. Adalet, kişinin kendi nefsine ve başkalarına karşı gözettiği “hak”tır. Adalet, toplumsal ve siyasal işlerde “hak”lı ile “hak”sızın ayırt edilmesi ölçüsüdür.

Adalet, göklerde ve yerde Allah’ı “birlemek” anlamına gelen tevhidin, toplumsal ve siyasi alana yansıması “kesret içinde vahdettir” (farklılık/çoğulluk içinde birlik). Adalet, hem özel hem kamuya ait işlerde "iyi", "doğru", "hak"ka ilişkin bir  mihenktir. Adalet  ve hakkaniyetin olmadığı ya da zayıfladığı/pörsüdüğü yerde tevhidin varolduğunu söylemek zordur. Başka bir deyişle, bireysel anlamda olmasa bile toplumsal ve siyasi anlamda adaletin olmadığı yerde tevhid de tecelli etmeyecektir. Adalet, tevhidin yeryüzünde ve kamusal işlerde tecellisidir. Bu yüzdendir ki, dinlerde Peygamberlerin ve siyasi yöneticilerin hikmet ve adaletle hükmetmesi emredilir. Adalet, siyasette iktidarın temeli ve dayanağıdır.

Adalet, hiç kimsenin tekelinde olmayan ve insanların daha iyi ve doğru hayat yaşamalarını ve ortaya çıkan sorunları onunla çözecekleri bilgi, ahlak, erdem, merhamet ve hakkaniyeti ortaya çıkaran bir tavır alış, yöntem ve değerlendirme eksenidir. 

Tanrısal ruhun bireysel ve toplumsal vicdanda ete kemiğe bürünmesi anlamına gelen adalet, daha doğru, adil ve iyi bir hayat sürmek adına herkesin birbirine hatırlatması gereken bir erdemdir. 

Bu yüzden, adaletin ne olduğu ya da olmadığı türünden ikircikli polemiklere girmeden, adalete davet mekanı ve ortamının oluşturulması gerektiğine tefekkür eden Adalete Davet Edenler Mekanı olarak, başta kendi nefsimiz olmak üzere her bir grup, düşünceyi ve özellikle toplumun tümü adına karar alma ve uygulama yetkisi verilmiş iktidarları, ahlak, adalete ve hakkaniyete davet etmek ve adil şahitliğin gereğini yerine getirmek amacıyla bu mekanda bir araya geldik. Her türden kategorik tarafgirlik ya da kategorik  düşmanlığın geçerli akçe olduğu, taraf olmayanın bertaraf oldugu bir toplumsal ve siyasi iklimde, kategorik düşmanlık ve hayranlık ikilemine düşmeden, ilke ve değerlerin tekelciliğine soyunmadan ahlak, adalet ve hakkaniyete davet etmek ve vicdanın sesi olacak erdemin gerçekleşmesine katkı sunmak istiyoruz. 

Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır" (Maide, 8). “Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır” (Nisa,135).

Adalete Davet Edenler Mekanı